ZİYA TÜRKMEN

Bahçeşehir maçını hakem hataları ile kaybeden Karesi Basketbol, ligin iddaalı ekiplerinden Selçuklu Bld. maçını kendi saha ve seyircisi önünde kazanıp playoff sıralaması için önemli bir galibiyet alma parolası ile hazırlanmıştı.

Maça da iyi başlayan takımımız karşılıklı basketler ile başlayan periyotta rahat bir oyun sergiliyordu. Özellikle pota altı üstünlüğü gözle görülür biçimde Gani Laval’daydı. Ancak Akhisar maçında da dikkatimi çeken bir şey bu maçta da yaşandı ve ilk periyodun sonunda iki yabancı oyuncumuz da ikinci periyoda bench’te oturarak başladı ve periyodun bitimine 4 dakika kala girdiler ve onlardan yoksun başladığımız bu bölümde tecrübeli ve iyi oyunculardan kurulu Selçuklu takımı 8-0’lık bir seri yakalayarak öne geçip farkı attırma çabasına girince Jerry ve Laval tekrar oyuna dahil olup maçtaki dengeyi sağladılar ve devreye 41-42 girildi. Maçın ikinci yarısında da maç başından beri süre gelen denge devam etti ve karşılıklı basketler ile geçen periyodun öne çıkan ismi maçın ikinci yardımcı hakemi olan Dorukhan Kalyoncu oldu.

Takımımız aleyhine çaldığı art niyetli ve tek taraflı kararlar ile maçın seyrinin değişmesine neden oldu. Bu periyodun sonunda Onun bu tek taraflı düdüklerine rağmen maçtan kopmayan takımımız sadece 3 sayı geride girdiği final periyodu 60-63’lük skor ile başladı.

Bu bölümde yine kenarda başlayan yabancı oyuncularımızdan yoksun oynadığımız periyodun başında 7-15’lik bir seri gelince bir anda fark çift hanelere çıktı. Jerry ve Laval’ın tekrar girmesi ile farkı eritmeye çalışan takımımızın önüne yine Dorukhan Kalyoncu engeli çıktı ve art niyetli düdüklerine yeni bir seri ekleyerek farkın kapanmasına engel oldu ve maç aynı fark ile 92-81 sonuçlandı. Şimdi gelelim maçı kaybetmemizin nedenlerine; 1- Bu seviyede basketbol oynuyorsanız ve özellikle de yabancı oyuncular için söylüyorum senelik 150.000$’dan daha fazlasını kazanıyorsanız sahaya çıktığınızda 40 dk oynayabilecek hazırlıkta olmak zorundalar.

Eğer oyuncular oynayabilecek durumdalarsa antrenörümüzün bu dinlendirme şekli bence hatalı. En azından ikisini aynı anda dinlendirmek hem çok riskli hem de çok büyük bir lüks.

2- Karşılaşmanın ikinci yardımcı hakemi maçı resmen takımımızın elinden alıp altın tepsi ile rakibe sunarken, ona dur demeyi beceremeyen baş hakem Ahmet Taner ve aslında yaş ve tecrübe olarak daha kıdemli olan birinci yardımcı hakem Mustafa Akıllıoğlu da basiretsiz bir yönetim göstererek maçın sonucuna direk etki etmişlerdir.

3- Rakibin özellikle ikinci yarı genelinde yaptığı alan savunmasına hücum edemeyen takımımızın bu konudaki etkisizliği de hem teknik hem taktik anlamında bu maçta yetersiz kaldığının göstergesiydi.

4- Sporcularımızın bu kadar kötü basketbol oynamaya ve bu kadar yumuşak savunma yapıp kendi sahasında 90 sayı üzerinde sayı yemeye hakları yok. Hakemler ne kadar kötü yönetim gösterirse göstersin çıkıp hakemleri de yenebilecek güçte olduklarını sahaya yansıtacak basketbolu oynamalılar. Hırslarını oyundan alındıklarında bench’te antrenöre veya takım arkadaşlarına yaptıkları el kol hareketleri ve söylemleriyle göstermek yerine sahada kendilerine ve aldıkları paraya yakışan basketbolu oynamak zorundalar. Haftaya Bursa Durmazlar deplasmanı sonrasındaki yazımda görüşmek üzere sevgiyle ve basketbol ile kalın, hoşçakalın...