CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet AKIN, CHP Enerji Politikaları olarak Zonguldak’ta düzenledikleri Taşkömürü Çalıştayının sonuç bildirgesini kamuoyu ile paylaştı. Akın konuşmasında Enerji Bakanı’nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sarf ettiği “İnsan bu kadar mı cahil olur... İki senedir yerli kömür seferberliği başlattık zat-ı muhterem yeni duyuyor” sözlerine cevap verdi. Akın, “Enerji Bakanı’nın Cumhuriyetin kurucusu olan partinin Genel Başkan’na cahil demesi asla kabul edilemez; Bakan derhal özür dilemelidir. Hamaset politikasıyla Sayın Genel Başkanımızın haklı sözlerini hedefe koymak ancak AKP zihniyetine yakışır” dedi. Akın ayrıca Bakanın kendi bakanlığını bilmediğini ileri sürdü. Basın toplantısına Zonguldak Milletvekilleri Şerafettin Turpçu ve Ünal Demirtaş da katıldı.

Akın sözlerine şu şekilde devam etti;

“CHP Enerji Politikaları olarak Zonguldak’ta Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımlarıyla bir Taşkömürü Çalıştayı düzenledik. Sanayi ve madenciliğin gelişmesine katkı sunan fakat bugün üvey evlat muamelesi gören ve hak ettiği değeri alamayan Zonguldak’ın kara elmasının, taş kömürünün durumunu ve çözüm önerilerimizi konuştuk.

Çalıştayımızda Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci, Türkiye Maden Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ayhan Yüksel, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir ve üniversitelerden akademisyenler konuşma yaptı. Doğrudan taraflarıyla görüşüp, tartışılarak ortaklaşa hazırladığımız sonuç bildirgesi şu şekilde;

1- Türkiye’de sadece Zonguldak Maden Havzası’nda bulunan taşkömürü, koklaşabilir özelliği ve yüksek kalorisiyle başta demir-çelik sektörü olmak üzere ülkemizin sanayisi için stratejik öneme sahiptir.

2- Yılda yaklaşık 38 milyon ton taşkömürü tüketen ve bunun yaklaşık 35 milyon tonunu, ortalama 4-5 milyar dolar ödeyerek ithal eden Türkiye’nin acilen kendi kaynaklarını değerlendirme zorunluluğu vardır.

3- 1,5 milyar ton taşkömürü rezervine sahip olan Zonguldak Kömür Havzası’ndan, orta ve uzun vadede kamu eliyle 5 milyon ton/yıl ve özel sektör eliyle 5 milyon ton/yıl olmak üzere toplam 10 milyon ton taşkömürü üretmek mümkündür.

4- Özellikle stratejik önemi olan demir çelik sektörünün ihtiyacı olan yıllık 6-7 milyon ton taşkömürünün önemli bir kısmı, kısa sürede Havzadan karşılanabilir. Böylece bölgede kurulu olan Kardemir ve Erdemir’in ithalatı da azalacaktır.

5- Böylece; bölgede kurulu bulunan termik santrallerin ihtiyacı da azami oranda karşılanacak ve ithalatın azalması sağlanacaktır.

6- Kuruluş kapasitesi yıllık 5 milyon ton olan ve 2017 yılında 823 bin ton üretim yapan Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun kısa vadede yılda 3 milyon ton civarında üretim yapabileceğini ortaya koyan “Zonguldak Kömür Havzası Madenciliği Potansiyeli ve Türkiye Taşkömürü Kurum Raporu”ndaki öneriler hayata geçirilmelidir. Bugünkü koşullarda kamu ve özelsektörde destek kaçınılmazdır.

7- Zonguldak’ta kamu ve özel sektör eliyle madencilik sektöründe üretim arttırılarak Türkiye’nin cari açığının azaltılmasına katkı verilecektir.

Ayrıca istihdam yaratıldığı için Zonguldak’ta ekonomi canlanacak ve göç duracaktır.

8- Biz bu önerilerin hayata geçirilmesi için Hükümet ve ilgili bakanlıklar nezdinde gerekli uyarı ve girişimlerde bulunarak takipçisi olacağız.

Çalıştayımızda Sayın Genel Başkanımız şunları söyledi; Türkiye enerji lobilerine teslim olmuş durumda, yerli enerji üretiminin talebi karşılama oranı yüzde 48'den yüzde 24'e geriledi, dışa bağımlı bir enerji politikamız var. Kullandığımız doğalgazın yüzde 53'ü Rusya'dan.Genel Başkanımızın konuşması Enerji Bakanını pek rahatsız etmiş; “İnsan bu kadar mı cahil olur... İki senedir yerli kömür seferberliği başlattık zat-ı muhterem yeni duyuyor” diyor.

Enerji Bakanı’nın Cumhuriyetin kurucusu olan partinin Genel Başkan’na cahil demesi asla kabul edilemez; Bakan derhal özür dilemelidir. Hamaset politikasıyla Sayın Genel Başkanımızın haklı sözlerini hedefe koymak ancak AKP zihniyetine yakışır. “Senin dünyadan haberin yok Kılıçdaroğlu” diyen  bakanın  kendi bakanlığından haberi yok. Daha geçenlerde kendi bakanlığı kömür ve nükleerin pahalı olduğunun sayılarını ortaya koydu. Kendi bakanlığının verileri 4 bin MW aday kömür santrali varsa 20 bin MW aday ithal termik santrali olduğunu söylüyor. Bakan bunları biliyor ama söyleyemiyor. Çünkü bunları konuşursanız Elbistan’ı, Eskişehir’i, Trakya’yı, Bartın’ı, Bursa’yı konuşursunuz, kömüre karşı çıkan halkı konuşursunuz. Bakan belki bilmiyor ama Türkiye, 2000 yılına kadar ithal kömür santraline sahip değilken bugün 7 bin MW kurulu güce ulaştığını herkes biliyor. Bugün ithal kömür santrallerinin yerli kömür santrallerinden daha fazla elektrik ürettiğini de herkes biliyor. Her bir birim yerli kömür santrali kapasitesine karşılık ithal kömür 1,5 birim arttı. Bugün sahip olduğu 62 santral ile 16,7 GW’lık kurulu güce rağmen ithal santraller daha çok elektrik üretiyor. Cumhuriyetin kuruluşunda Türkiye'nin başka ülkelere muhtaç olmamak için kendi enerji kaynaklarını, kendi sularını, bir şekilde kendi enerjisini üretmek için kullanırken 1990'dan 2015'e enerji ithalatını yüzde 301 arttı.

Bakanın yine haberi yok belki ama biz sizin evveliyatınızı biliyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Metin Kilci, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve istihdamı artırmak için bakanlık olarak 2012 yılını kömür yılı ilan ettiklerini söylemişti. Sonuç ne oldu; 2012 yılında kömür ithalatımız bir önceki yıla göre yaklaşık %23 artış göstererek 29.6 milyon ton düzeyine yükseldi.  2 yıldır Kömür seferberliği başlattık, diyorlar. 2012 yılında da kömür yılı ilan ettiler, kafalarına göre kömür yılı ilan ediyorlar. Bu AKP “kömürden daha kara yalancıdır”. AKP’nin yerli kömür söyleminin, aslında ithal kömüre karşılık geldiğini herkes biliyor. Bakın sizlerle daha dramatik bir bilgi daha paylaşayım, bu ülke AKP döneminde Çin’den işçi ithal etti. Bakanın muhtemelen bundan da haberi yoktur.

Bakan, Genel Başkanımızdan özür dileyip, nezaket kurallarına göre hareket ederse ona Enerji Politikalarında yardımcı oluruz.”